“Semazen Müze” Semazen.net'in resmi web sitesidir.
Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden
Semazen.net sorumlu tutulamaz.
Görsel Tasarım: Capitol Medya
Yazılım: CM Bilişim
Keşkül-i Fukara
FUKARA Farsça "KEŞKÜL" (çanak) kelimesi ile, Arapça "FAKIR" (Fukara-yoksul) kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. YOKSUL ÇANAĞI demektir.

Keşkül, gurur ve kibirlerini yenmek için dilenmeye mecbur edilen dervişlerin, kendilerine verilen her çeşit kuru yiyeceği koydukları kabın adıdır. Kaba maddesi ve temin edildiği yerden dolayı Osmanlılar Narcil-i Bahrî, Fransızlar Coco de mer, İngilizler ise Sea coconut demişlerdir. Hepsinin manası da, Deniz Hindistan Cevizi manasına gelmektedir, Bu kabın maddesi, uzak Hint Adalarında yetişen bir cins hindistan cevizi kabuğudur.

Kabın şekline sadık kalınarak gümüşden, bakırdan, sarıdan ve ahşaptan yapılanları olduğu gibi, gümüş ve altın çakmalıları da vardır. Tarikat ehillerince maddi ve sanat değeri çok yüksek olan bu kaplarla dilenmek, ihtiyaca yönelik olmayıp, tarikat felsefesine yönelikti. Mevlevi Tarikatında, el açmak (dilenmek) yasaklandığından, Mevlevi Dervişleri sunulan niyazı (Nezîr-Hediye), Hak'tan bilerek teberrüken (mübarek görerek) kabul ederlerdi. Yolculuk sırasında aldıkları bu niyazları gittikleri yere yardım olarak götürürlerdi.

Dervişler kendilerine verilen keşkülleri, zincirlerinden kollarına asarak taşırlardı.

 
Keşkül-i Fukara